2030'da Otel Resepsiyonu: Görünmez Hizmet ve Dijitalleşme
Selamlar herkese,
Bugün lobide durup şöyle bir etrafınıza baktığınızı hayal edin. O devasa, heybetli resepsiyon masaları... Üzerinde bir sürü kağıt, anahtar kartları, POS cihazları ve arkasında sürekli bir yerlere yetişmeye çalışan, telefonlara cevap verirken aynı zamanda misafire gülümsemeye gayret eden meslektaşlarımız. Peki, 2030 yılında bu tablo hala yerinde duracak mı?
Dürüst olayım; bence o ağır ahşap masaların ömrü doluyor. Hatta belki de "resepsiyon" dediğimiz o fiziksel bariyer tamamen ortadan kalkacak.
Fiziksel İşlerin Vedası
Şu anki operasyon yükümüzün ne kadarı gerçekten "misafir ağırlama" odaklı? Kabul edelim, vaktimizin %70'i kimlik taramak, Wi-Fi şifresi söylemek, check-in formlarını doldurtmak ve "Kahvaltı kaçta?" sorusuna bininci kez cevap vermekle geçiyor. 2030'da bu işlerin tamamı dijitalin görünmez ellerine teslim edilmiş olacak.
Misafir otele adım attığında telefonundaki bir dijital anahtar çoktan aktive edilmiş, kimlik doğrulaması YZ tarafından saniyeler içinde bitirilmiş olacak. Peki o zaman o dev masalara neden ihtiyacımız olsun ki? Resepsiyonist arkadaşım elinde tabletiyle lobide misafiri karşılayan bir "deneyim küratörü"ne dönüşecek.
"Invisible Service" (Görünmez Hizmet) Dönemi
İşte sektördeki yeni favori kavramım: Invisible Service. Yani misafir bir şeye ihtiyaç duyduğunu henüz sesli dile getirmeden, arka planda o işin halledilmesi.
Düşünsenize, misafir odasına çıkarken asistanı üzerinden "Odam biraz soğuk mu?" diye içinden geçirse veya sadece bir mesaj atsa; termostat otomatik ayarlanıyor, sisteme bir bildirim düşüyor ve misafir kimseyle muhattap olmadan sorunu çözülüyor. Hizmet var ama hizmeti veren "fiziksel" bir zorunluluk yok. Misafirle kurduğumuz o temas, sadece teknik bir gereklilik olduğu için değil, gerçekten insani bir bağ kurmak istediğimiz için gerçekleşecek.
Peki Personel Ne Yapacak?
Sektörde hep bir korku var: "Yapay zeka işimizi elimizden mi alacak?" Hayır, aksine! YZ bizim elimizdeki o sıkıcı, tekrarlayan ve bizi robotlaştıran işleri alacak ki; biz tekrar "otelci" olabilelim. 2030'da başarı kriteri artık sadece hızlı check-in yapmak değil, misafirin kalbine dokunacak o kişiselleştirilmiş dokunuşu yapabilmek olacak. Çünkü geri kalan her şeyi zaten Otel Desk gibi sistemler hallediyor olacak.
Gelecek, o büyük mermer masaların arkasında değil, misafirin cebindeki o akıllı asistanla bizim aramızdaki görünmez köprüde saklı. Sizin otelinizde o köprü kurulmaya başlandı mı, yoksa hala kağıt formlarla mı uğraşıyoruz? :)
Siz de otelinizde bu dijital dönüşümü bugünden başlatmak, misafirlerinize o "görünmez hizmet" konforunu yaşatırken operasyonel yükünüzü sıfırlamak isterseniz; bana LinkedIn profilimden mesaj gönderebilirsiniz. 2030'u beraber inşa edelim.
Sevara ARANCI
HotelAI Co-Founder
HotelAI Ortak Kurucusu | %80 Personel Yükünü Azaltan, 132 Dilde Konuşan Asistan | Turizm Teknolojileri
Sevara ARANCI Erkan ARANCI